24 Şub VİRANŞEHIR’DEN TORONTO’YA
Toronto sokaklarında “Karaoke Taksi” konseptiyle direksiyon başına geçen Yakup Türkoğlu, @gooftaksi hesabında paylaştığı eğlenceli videolarla göçmenliğe neşeli bir pencere açıyor. Şanlıurfa’dan Alanya’ya, oradan Kanada’ya uzanan yolculuğunu ve hayallerini anlattı.
Arel Medya, Kanada’da bağımsız bir hayat kuran ve sosyal medyada “Karaoke Taksi” konseptiyle dikkat çeken Yakup Türkoğlu ile konuştu. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde başlayan hikâyesini Alanya’daki turizm deneyimiyle şekillendiren Türkoğlu, bugün Toronto caddelerinde hem direksiyon sallıyor hem de yolcularıyla müzik eşliğinde kurduğu samimi anları milyonlara ulaştırıyor.
Haber: Peren Yurttaş
Türkiye’den Kanada’ya uzanan yol
Türkiye’den Kanada’ya göç etme ve taksiciliğe başlama süreciniz nasıl gelişti? Neden Kanada ve neden taksicilik?
Her zaman yurt dışına çıkıp farklı kültürleri deneyimlemeyi istiyordum. Kanada’ya gelme kararımı, burada yaşayan bir arkadaşımın olması kolaylaştırdı. Taksiciliğe gelince; daha önce çeşitli işlerde çalıştım ve aynı zamanda eğitimime devam ediyordum. Taksi mesleği, sunduğu esnek çalışma saatleri sayesinde benim için en uygun seçenekti. Bu nedenle taksiciliğe başladım.
Bugün Kanada’da yeni bir hayat kurmuş biri olarak, Türkiye’deki eski hâlinize dışarıdan bakıp anlatmanızı istesem… Hangi şehrin ikliminde büyüdünüz ve o topraklarda nasıl bir hayat mücadelesi veriyordunuz? Kanada’ya gitmeden hemen önceki Türkiye tablonuzda neler vardı?
Türkiye’nin Şanlıurfa iline bağlı Viranşehir ilçesinde doğup büyüdüm. Okul hayatımda istediğim akademik başarıyı yakalayamadım ama bu durum beni hayattan koparmadı. Aksine, erken yaşta çalışmayı, sorumluluk almayı ve kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim.
17 yaşıma geldiğimde Alanya’ya giderek turizm sektöründe çalışmaya başladım. Dokuz yıl boyunca garsonluk ve barmenlik yaptım. Bu yıllar benim için yalnızca geçim sağladığım bir dönem değildi; aynı zamanda insanları dinlediğim, farklı hayatlara tanık olduğum ve kendimi geliştirdiğim yıllardı. Dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlarla yaptığım sohbetler, zamanla bakış açımı değiştirdi. Anlatılan hayatları dinledikçe, bir gün onları yerinde görme isteği içimde yavaş yavaş oluştu.
Bugün geriye dönüp baktığımda, geçmişe dair bir özlem hissediyorum. Aileme, dilime, kültürüme, yemeklerimize ve Türkiye’de bıraktığım birçok şeye…
Kanada’ya ilk geldiğinizde uyum sağlamakta en çok zorlandığınız şey ne oldu? Kültürel ve mesleki olarak sizi en çok ne şaşırttı?
Kanada’da beni en çok zorlayan şey, şüphesiz hava koşulları oldu; gerçekten çok soğuk bir ülke. Bunun dışında, arkadaşlarım olsa bile zaman zaman yoğun bir yalnızlık hissi yaşayabiliyorsunuz. En çok şaşırdığım konulardan biri ise devlet işleyişinin oldukça yavaş olmasıydı. Türkiye’deki e-Devlet benzeri kapsamlı ve hızlı bir dijital sistemin eksikliği dikkatimi çekti.
TORONTO SOKAKLARINDA DİREKSİYON BAŞINDA
Hangi şehirde yaşıyorsunuz ve taksicilik size o şehri nasıl bir perspektiften görme imkânı sunuyor?
Toronto’da yaşıyorum. Taksicilik yapmak, şehri çok hızlı ve yakından tanımama yardımcı oldu. Hem şehrin yapısını hem de insanların yaşam tarzlarını gözlemleme fırsatı buluyorum. Farklı kültürlerden insanlarla iletişim kurmak, kişisel olarak beni oldukça geliştirdi.
Sıradan bir taksi yolculuğunu sosyal medya içeriğine dönüştürme fikri nasıl ortaya çıktı?
Uzun süredir içerik üretmenin yollarını arıyordum. Taksicilikte aynı rutin bir süre sonra sıkıcı hâle geliyordu. Bunu aşmak için arabama karaoke sistemi ekledim. Böylece işi hem kendim için bir hobiye dönüştürdüm hem de yolculukları daha eğlenceli hâle getirdim. Yolculuklar keyifli olunca, bunları sosyal medyada paylaşmayı denedim. Videoların bu kadar hızlı ilgi göreceğini hiç tahmin etmemiştim.
Yolcularınızın iznini nasıl alıyorsunuz? Yasal sınırlara ve mahremiyete nasıl dikkat ediyorsunuz?
Aracımda güvenlik amacıyla tüm yolculukları kaydeden bir kamera bulunuyor; bence her takside böyle bir önlem olmalı. Komik veya ilginç bir an yaşandığında mutlaka yolcudan izin alıyorum ve yalnızca izin verdiklerinde bu içerikleri sosyal medyada paylaşıyorum. Böylece hem yasalara hem de yolcuların mahremiyetine dikkat etmiş oluyorum.
Taksicilik sırasında çekim, montaj ve paylaşım sürecini nasıl yönetiyorsunuz?
Bunun için kendime bir program oluşturdum. Çalışırken eğlenceli yolculukları kaydediyorum; montajı pazartesi günleri yapıyorum ve haftada iki video paylaşıyorum, salı ve cuma günleri. Elbette ileride bu düzen değişebilir.
Çekimler sırasında sizi çok güldüren veya şaşırtan bir olay oldu mu?
Aldığım yolculardan biri sohbet sırasında bana “Karaoke var mı?” diye sordu. Ona evet dediğimde inanamadı; sosyal medya hesabımı gösterince bana inandı. Bu küçük ama eğlenceli karşılaşma, yaşadığım en ilginç anlardan biriydi.
GELECEK PLANLARI VE TÜRKİYE HAYALİ
Türkiye’de kurulu bir düzeni geride bırakıp, okyanus ötesinde direksiyon başına geçmek büyük bir cesaret örneği. Gelecekle ilgili planlarınız neler?
Geleceğe dair planlarımı hep Türkiye üzerinden kurdum. Kanada’ya gelip görmek ve bir süre yaşamak istemiş olsam da bu benim için daha çok bir hevesti; kendimi denemek ve dünyayı tanımakla ilgiliydi. Bir süre daha bunun tadını çıkarmak istiyorum. Daha fazla şey deneyimleyerek, daha fazla gelişmiş olarak Türkiye’ye dönmek ve asıl hedeflerimi orada gerçekleştirmek istiyorum.
