03 Kas Öğrenciler İçin Sanat Ne Kadar Ulaşılabilir?
Kültür-Sanat etkinliklerine katılmanın giderek daha fazla ekonomik imkân gerektirdiği günümüzde, yıllardır farklı açılardan tartışılan sanatın toplumdaki yerini bir başka soruyla ele almak gerekiyor: Sanat gerçekten herkes için mi, yoksa giderek burjuvazinin ayrıcalıklı alanlarından birine mi dönüşüyor?

Tiyatro, sinema ve konser gibi insanların dünyayı algılama biçimini, düşüncelerini ve kendini ifade etme şekillerini değiştiren bu tarz deneyimler, insanın kendisini ve çevresini keşfetmesinde önemli bir yer tutar. Peki, Türkiye’de gençlerin ve öğrencilerin kültür-sanat etkinliklerine erişimi ne kadar mümkün?
Bugün bir tiyatro oyununa gitmek, merak ettiğiniz bir filmi sinemada izlemek veya bir festivalin parçası olmak, pek çok genç için yalnızca neyi deneyimlemek istediğiyle ilgili bir mesele değil. Aynı zamanda ne kadar harcama yapabileceğiyle de ilgili. Öğrenci bütçesiyle geçinmeye çalışan, eğitim masraflarını karşılayan veya temel ihtiyaçlarını düşünerek harcama yapmak zorunda kalan bir genç için kültür-sanat etkinlikleri, çoğu zaman ilk vazgeçilen şeylerden biri hâline geliyor.
Öğrenciler Hangi Engele Takılıyor? Fiyatlara mı, Kontenjanlara mı?

Kültür-sanat etkinliklerine erişimi kolaylaştırmak iddiasıyla sunulan özel öğrenci kontenjanları her geçen yıl daralıyor ve gençlerin talebini karşılamaktan uzak kalıyor. Verilere göre, bazı vakıflar tarafından desteklenen ve piyasa koşullarına kıyasla sembolik ücretlerle sunulan sınırlı sayıdaki indirimli biletlerin satışı hızla düşüş gösteriyor. 2024 yılında 33 bin öğrencinin faydalanabildiği bu özel kontenjanlı biletlerin sayısı, 2025 yılında 24 bin 694’e geriledi. 2026 yılına gelindiğinde ise hem öğrencilere ayrılan bu kısıtlı kontenjanın çok daha düşük seviyelere indiği hem de bu sembolik biletlerin bile kendi içinde yüzde 60 oranında zamlandığı dikkat çekiyor.
Öğrenciler yalnızca bilet bulma telaşıyla değil, sınırlı kategori kontenjanları, etkinlik alanlarındaki yüksek yeme-içme maliyetleri ve ulaşım zorluklarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Popüler etkinliklerin bilet satışlarında uygulanan öncelikli üyelik avantajları ise, ekonomik imkânları kısıtlı olan öğrencilerin biletlere genel satış döneminde bile ulaşabilmesini engelliyor.
Bir etkinliğe katılmak isteyen öğrenci, kendisine ayrılan indirimli biletler tükendiğinde ne yapacak? Bilet satışlarının farklı öncelik dönemlerine ayrıldığı organizasyonlarda, ekonomik imkânları sayesinde üyelik avantajlarından yararlanabilenlerle genel satış dönemini beklemek zorunda kalanlar aynı koşullara sahip mi? Bu üyelik avantajları fahiş fiyatlarla kendi içerisinde bile ayrılırken bir öğrenci nasıl kendini kültür ve sanat etkinliklerinde var edebilir?
Gençler Ne Diyor? “İkinci El Biletler Bile Bütçemi Aşıyor”

Sanata erişimde yaşadıkları zorlukları Arel News’e değerlendiren üniversite öğrencileri, koşulların kendilerini alternatif arayışlara ittiğini ancak bunların da çözüm olmadığını vurguluyor.
Arel Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencisi Zeynep Yağmur, bütçe kısıtlamaları nedeniyle sinemaya yalnızca “halk günü” indirimlerinin uygulandığı Çarşamba günleri gidebildiğini, gitmek istediği The Neighbourhood konserine ise bilet fiyatlarının yüksekliği nedeniyle katılamadığını ifade etti.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü öğrencisi Mert Korhan ise fiyatların yanı sıra güvenlik ve ulaşım endişelerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Konserler ve tiyatrolar genelde akşam saatlerinde olduğu için hem İstanbul’daki ulaşım sorunları hem de ailemin endişelerinden dolayı etkinliklere gidemiyorum. Ancak böyle dertlerim olmasaydı da çok pahalı oldukları için gidemezdim. Bu durum beni ikinci el biletleri takip etmeye yöneltiyor, fakat çoğu zaman onlar da bütçemi aşıyor.”
İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü öğrencisi Nur Yılmaz, kültür-sanat etkinliklerinin hâlâ belirli bir alanda toplanmış ve niş bir kitleye hitap eden bir yapıya sahip olduğunu, uygun fiyatlı sinema günlerinde ise sanatsal değeri olmayan yapımların vizyona girdiğini belirtti.
Problemin yalnızca büyükşehirlerdeki maliyetlerle sınırlı kalmadığı, çevre illerdeki öğrencilerin seçeneksizlikle de karşılaştığı görülüyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Zülal Erboğa, “Tekirdağ büyükşehir statüsünde ve İstanbul’a çok yakın olmasına rağmen ilçemizde sanatsal etkinlikler çok kısıtlı. 30 Ekim’de düzenlenecek mumlar eşliğinde klasik müzik dinletisine bütçemizi aştığı için ben ve arkadaşlarım katılamıyoruz” diyerek Anadolu’daki kültür-sanat eksikliğine dikkat çekti. Trabzon Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Zühre Bayraktar ise sanatın günümüzde halktan kopup bir “sermaye ürünü” hâline geldiğini, İstanbul dışındaki illerde diğer sanat dallarına ulaşmanın oldukça kısıtlı olduğunu aktardı.
Öğrencileri Zorlayan Bazı Etkinliklerin Bilet Fiyatları:
The Neighbourhood Konseri (27 Nisan 2026): Öğrenci 2350 TL, Genel Giriş 3000 TL, Sahne Önü 4700 TL, VIP 8000 TL.
Afife (Zorlu PSM): 6. Kategori 1250 TL, 1. Kategori (En yüksek) 3500 TL.
Sevgili Arsız Ölüm Dirmit Tiyatro Oyunu: Öğrenci biletleri sahneye göre 942 TL ile 997 TL arasında, tam biletler ise 1219 TL ile 1385 TL arasında değişiyor.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü (Bostancı GM): Kategorilere göre 1600 TL ile 3200 TL arasında.
Cem Adrian Konseri (JollyJoker): Ayakta 2000 TL, Sahne Önü 2200 TL, Bistro A 4000 TL.
Haber: Şeyma GÜL