18 Mar Ramazanda Kronik Hastalık Yönetimi: Uzmanından Kritik Uyarılar
Ramazan ayı ve bayram sonrası süreçte beslenme düzenindeki keskin değişiklikler, kronik hastalığı olan bireyler için ciddi sağlık riskleri barındırıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı ve İç Hastalıkları Hemşireliği Uzmanı Doç. Dr. Neşe Kıskaç, “Oruç süreci ve sonrasında kontrolsüz beslenme, kronik hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir,” diyerek önemli uyarılarda bulundu.
Ramazan ayı ile birlikte günlük rutinlerin, öğün saatlerinin ve sıvı tüketim alışkanlıklarının değişmesi; diyabet, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi kronik hastalıklara sahip bireyleri doğrudan etkiliyor. Özellikle uzun süreli açlık sonrası iftarda yapılan hızlı besin alımı, metabolik dengeleri sarsabiliyor.
İlaç Saatlerine ve Dozuna Dikkat!
Kronik hastalık yönetiminde en kritik noktanın ilaç uyumu olduğunu belirten Doç. Dr. Neşe Kıskaç, şu noktalara dikkat çekti:
“Hastalarımız, hekimlerine danışmadan ilaç saatlerini değiştirmemeli veya doz atlamamalıdır. Özellikle tansiyon ve şeker ilaçlarının zamanlaması, gün içindeki kan şekeri ve basınç dengesi için hayati önem taşır. Kendi kendine yapılan düzenlemeler, ani şeker ve tansiyon düşmelerine ya da yükselmelerine davetiye çıkarabilir.”
Gizli Tehlike: İftar Sofralarında “Hızlı ve Ağır” Beslenme
İftarda tüketilen ağır, yağlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinlerin sindirim sistemini zorladığını vurgulayan Kıskaç, “İftar sofralarında kan şekerini hızla yükselten glisemik indeksi yüksek gıdalardan kaçınılmalıdır. Yemekler yavaş yenmeli, porsiyon kontrolü elden bırakılmamalıdır. Aksi takdirde, Ramazan sonrası dönemde kronik hastalıkların komplikasyonlarıyla karşılaşma riski artmaktadır,” dedi.
Bayram Sonrası “Geçiş” Süreci Kritik
Ramazan sonrasında normal beslenme düzenine geçişin de en az oruç süreci kadar önemli olduğunu hatırlatan Kıskaç, şu önerilerde bulundu:
- Sıvı Tüketimi: İftar ve sahur arasında (ve bayram sonrasında) günlük en az 2-2.5 litre su tüketilerek vücudun elektrolit dengesi korunmalıdır.
- Hafif Başlangıçlar: Bayramda aşırı şerbetli tatlı ve ağır hamur işleri yerine, meyve ve sütlü tatlılar tercih edilmelidir.
- Fiziksel Aktivite: İftar sonrası yapılacak kısa süreli ve hafif tempolu yürüyüşler, sindirimi kolaylaştırır ve metabolizmayı destekler.
Doç. Dr. Neşe Kıskaç, kronik hastalığı olan bireylerin bu süreci en sağlıklı şekilde atlatabilmeleri için mutlaka takipteki doktorları ve hemşireleri ile iletişim halinde olmaları gerektiğinin altını çizdi.
