Prof. Dr. Ergül Berber: Diploma Yetmez, Donanım Şart!

Yapay zekâ ve dijitalleşmenin dönüştürdüğü iş dünyasında salt teorik eğitimin sınırlarını aşmak gerektiğini belirten İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ergül Berber; üniversitenin kalite kültürünü, proje odaklı vizyonunu ve analitik düşünen yeni nesilleri nasıl yetiştirdiklerini anlatıyor.

Haber: Hayal Nur Özüyılmaz
Fotoğraf: Barış Tekin

İstanbul Arel Üniversitesi’ni hiç tanımayan bir veliye tek cümleyle nasıl anlatırsınız?

İstanbul Arel Üniversitesi’ni, öğrencisini yalnızca meslek sahibi yapmakla kalmayıp aynı zamanda hayata hazırlayan, güvenilir ve çağın ihtiyaçlarına duyarlı bir üniversite olarak tanımlarım. Biz öğrencilerimizin sadece akademik olarak değil; sosyal, kültürel ve kişisel gelişim açısından da güçlü bireyler olarak yetişmesini önemsiyoruz. Veliler için en önemli konulardan biri güven duygusudur ve biz bu güveni güçlü akademik kadromuz, öğrenci odaklı yaklaşımımız ve kalite anlayışımızla sağlamaya çalışıyoruz. Öğrencilerimizin üniversite yıllarını sadece derslerden ibaret görmüyor, onları geleceğe hazırlayan çok yönlü bir deneyim olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle Arel’de öğrenciler, kendilerini yalnız hissetmeden gelişebilecekleri bir ortam buluyor.

Sizce bir üniversiteyi gerçekten “iyi üniversite” yapan en önemli unsur nedir?

Bence bir üniversiteyi gerçekten iyi yapan en önemli unsur, öğrencisinin hayatına ne kadar değer kattığıdır. Sadece bina yapmak, teknolojiye sahip olmak ya da çok sayıda programa sahip olmak tek başına yeterli değildir. Önemli olan öğrencinin kendisini geliştirebildiği, soru sorabildiği, fikir üretebildiği ve geleceğe güvenle bakabildiği bir ortam oluşturabilmektir. İyi bir üniversite aynı zamanda değişen dünyayı doğru okuyabilmeli ve öğrencilerini geleceğin ihtiyaçlarına göre yetiştirebilmelidir. Biz de İstanbul Arel Üniversitesi’nde öğrencilerimizi yalnızca bugüne değil, geleceğe hazırlayan bir eğitim anlayışıyla hareket ediyoruz.

Bir aile, çocuğunu üniversiteye gönderirken en çok hangi kriterlere dikkat etmeli? İstanbul Arel Üniversitesi bu konuda nasıl bir güven sunuyor?

Aileler öncelikle üniversitenin öğrencisine gerçekten değer verip vermediğine dikkat etmelidir. Akademik kadro, uygulama imkânları, kampüs yaşamı, mezuniyet sonrası destek mekanizmaları ve kalite güvencesi çok önemli başlıklardır. Günümüzde alınan diplomanın, çok yönlü bir gelişim ve vizyonla desteklenmesi gerekiyor. İstanbul Arel Üniversitesi olarak biz, öğrencilerimizin akademik başarılarının yanında sosyal gelişimlerini de destekleyen bir yapı sunuyoruz. Kalite süreçlerimiz, akreditasyon çalışmalarımız ve öğrenci merkezli yaklaşımımız da aileler için önemli bir güven unsuru oluşturuyor.

İstanbul Arel Üniversitesi’nin temelleri güçlü bir eğitim geçmişine dayanıyor. Bu geçmiş, bugün üniversitenin eğitim anlayışını nasıl şekillendiriyor?

İstanbul Arel Üniversitesi’nin güçlü eğitim geçmişi, bugün sahip olduğumuz kurumsal kültürün en önemli temelini oluşturuyor. Yıllar içinde edindiğimiz deneyim bize sadece akademik birikim değil, aynı zamanda öğrenciyi merkeze alan bir bakış açısı kazandırdı. Gelenekten gelen bu deneyimi çağın ihtiyaçlarıyla birleştirerek sürekli gelişen bir eğitim modeli oluşturmaya çalışıyoruz. Eğitim anlayışımızda teorik bilgi kadar uygulama, araştırma, proje üretimi ve sektör iş birlikleri de büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, öğrencilerimizin mezun olduklarında daha donanımlı bireyler olmalarına katkı sağlıyor.

2025 ve 2026 yılları İstanbul Arel Üniversitesi için nasıl geçti? Öğrencileri doğrudan etkileyen hangi yenilikleri hayata geçirdiniz?

2025 ve 2026 yılları, İstanbul Arel Üniversitesi için dönüşüm ve gelişim açısından oldukça verimli yıllar oldu. Özellikle dijital altyapının güçlendirilmesi, kalite süreçlerinin yaygınlaştırılması ve öğrenci deneyimini geliştirmeye yönelik çalışmalar ön plana çıktı. Eğitim süreçlerinde daha fazla uygulama, sektör iş birliği ve öğrenci geri bildirimine dayalı iyileştirme çalışmaları gerçekleştirdik. Bunun yanında uluslararasılaşma faaliyetlerini artırırken öğrencilerimizin kariyer gelişimine katkı sağlayacak yeni projeleri de hayata geçirdik. Öğrencilerimizin kendilerini daha görünür ve daha güçlü hissedecekleri bir üniversite ortamı oluşturmaya çalışıyoruz.

Bugünün öğrencileri geleceğin dünyasına hazırlanıyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve hızla değişen meslekler düşünüldüğünde İstanbul Arel Üniversitesi, öğrencilerini geleceğe nasıl hazırlıyor?

Bugün üniversitelerin en önemli sorumluluklarından biri, öğrencilerini henüz tam olarak şekillenmemiş bir geleceğe hazırlayabilmektir. Yapay zekâ, dijitalleşme ve değişen iş dünyası artık tüm alanları etkiliyor. Biz de İstanbul Arel Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca teknik bilgi edinmesini değil; aynı zamanda analitik düşünebilen, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. Müfredatlarımızı güncel ihtiyaçlara göre geliştirmeye çalışıyor, uygulama ve proje temelli öğrenmeyi destekliyoruz. Öğrencilerimizin teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz.

Siz aynı zamanda kalite süreçlerinin en önemli isimlerinden birisiniz. Bir üniversitede “kalite” kavramı tam olarak ne ifade ediyor?

Bir üniversitede kalite, aslında öğrencinin aldığı eğitimin sürdürülebilir, güvenilir ve sürekli geliştirilebilir olması anlamına gelir. Kalite sadece belge ya da prosedürlerden ibaret değildir; bir kurumun kendisini sürekli sorgulaması ve geliştirmesiyle ilgilidir. Eğitimden araştırmaya, öğrenci memnuniyetinden toplumsal katkıya kadar tüm süreçlerin planlı şekilde yürütülmesi gerekir. Biz kaliteyi bir hedef değil, sürekli devam eden bir kültür olarak görüyoruz. Bu yaklaşım hem öğrencilerimize hem de üniversitemizin geleceğine doğrudan katkı sağlıyor.

Veliler için çok kritik bir kavram olan akreditasyon neden bu kadar önemli? Öğrenci ve aileler bunu nasıl okumalı?

Akreditasyon, bir eğitim programının ya da bir üniversitenin belirli kalite standartlarını sağladığını gösteren çok önemli bir güvencedir.

Aslında aileler için şu mesajı verir: “Nitelikli ve istihdam edilebilir mezunlar yetiştirmek amacıyla, başta eğitim-öğretim olmak üzere tüm süreçlerde paydaş geri bildirimleri doğrultusunda sistematik ve sürekli iyileştirmeler yapılmaktadır.”

Günümüzde üniversite tercihinde yalnızca isim değil, eğitim kalitesinin sürdürülebilir şekilde güvence altına alınmış olması da büyük önem taşıyor. Özellikle YÖKAK Kurumsal Akreditasyonu ve program akreditasyonları gibi süreçler; üniversitenin akademik ve idari yapısının, öğrenciler, mezunlar, işverenler ve diğer paydaşların katılımıyla kalite anlayışı çerçevesinde ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

Bu nedenle biz akreditasyonu yalnızca bir belge değil, öğrencilerimizin geleceğine yapılan önemli bir yatırım olarak görüyoruz.

“KALİTE KÜLTÜRÜMÜZ SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GELDİ”

İstanbul Arel Üniversitesi akreditasyon ve kalite güvencesi açısından bugün hangi noktada bulunuyor?

İstanbul Arel Üniversitesi, kalite güvencesi ve akreditasyon alanında son yıllarda çok önemli bir gelişim gösterdi. 2025 yılında üniversitemiz, YÖKAK Kurumsal Akreditasyon Programı kapsamında tam akredite edilmiştir. Bu gelişme, kalite kültürümüzün kurumsal düzeyde sürdürülebilir hâle geldiğinin çok önemli bir göstergesidir.

Bunun yanında program akreditasyonu sayımızda da hızlı bir artış yaşanmıştır ve üniversite genelinde program akreditasyonuna yönelik çalışmalar yoğun şekilde devam etmektedir. STAR Akreditasyonu ile başlayan program akreditasyonu sürecimiz; FEDEK, MÜDEK ve MİAK gibi önemli akreditasyon kuruluşlarıyla güçlenerek ilerlemiştir. Kurumsal kalite kültürünü yaygınlaştırmak ve sürekli iyileştirme anlayışını güçlendirmek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Akademik birimlerde oluşturulan kalite komisyonları, çok yönlü öğrenci geri bildirim mekanizmaları, Öğrenci Kalite Komisyonumuz ve performans izleme süreçleri bu çalışmaların önemli parçalarını oluşturuyor.

Aynı zamanda üniversitemiz, öğrenci kalite topluluğu kuran ilk üniversitelerden biridir. Arel Genç Kalite Topluluğumuz da kalite süreçlerinin yaygınlaştırılması ve öğrencilerimizin bu süreçlere aktif katılımı açısından çok değerli katkılar sunuyor.

Sonuç olarak biz kaliteyi yalnızca belirli bir birimin sorumluluğu olarak değil, tüm üniversitenin ortak kültürü olarak görüyoruz. Bu yaklaşım, üniversitemizin gelişim sürecine önemli katkı sağlıyor.

Bir öğrenci Arel’de eğitim aldığında kalite süreçlerinin ona somut katkısı ne oluyor?

Bir öğrenci Arel’de eğitim aldığında kalite süreçlerinin ona somut katkısı, doğrudan daha güçlü, güncel ve güvenilir bir eğitim deneyimi olarak yansıyor. Ders içeriklerinin düzenli olarak güncellenmesi, ders öğrenme çıktıları ve program yeterliliklerinin açık şekilde tanımlanması, ölçme-değerlendirme süreçlerinin sistematik biçimde yürütülmesi ve öğrenci geri bildirimlerinin dikkate alınması bu katkılardan bazılarıdır. Öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmıyor; aynı zamanda sektörün beklentilerine daha uygun yetkinlikler kazanıyor.

Bunun yanında kalite güvencesi ve akreditasyon süreçleri, öğrencilerimizin diplomalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığı açısından da önemli katkılar sağlıyor. YÖKAK’ın ENQA üyeliği ve uluslararası kalite güvencesi sistemleriyle uyumlu yapısı da bu noktada önemli bir avantaj oluşturuyor. Özellikle kurumsal akreditasyona sahip üniversitelerde eğitim almak, öğrencilerin kalite güvencesi açısından belirli standartları karşılayan bir eğitim ortamında bulunmaları anlamına geliyor. Program akreditasyonları da öğrencilerimize hem akademik hem de profesyonel yaşamlarında önemli avantajlar sunabiliyor. Aynı zamanda kalite süreçleri sayesinde eğitim programlarımız sürekli gelişiyor ve güncel ihtiyaçlara uyum sağlıyor. Bu da öğrencilerimizin mezuniyet sonrası hayata daha hazır, özgüvenli ve rekabetçi bireyler olarak başlamalarına katkı sağlıyor.

Bir öğrenci İstanbul Arel Üniversitesi’nde okurken uluslararası deneyim kazanmak adına hangi fırsatlara sahip oluyor?

Uluslararasılaşma günümüzde üniversite eğitiminin çok önemli bir parçası hâline geldi. Öğrencilerimizin farklı kültürlerle etkileşim kurabilmeleri ve global bakış açısı geliştirebilmeleri için çeşitli imkânlar sunuyoruz. Erasmus programları, uluslararası iş birlikleri ve yabancı üniversitelerle yürütülen çalışmalar bu sürece katkı sağlıyor. Aynı zamanda öğrencilerimizin yabancı dil gelişimini destekleyen çalışmalar da yürütüyoruz. Hedefimiz, öğrencilerimizin sadece yerel değil, küresel ölçekte düşünebilen bireyler olmaları.

“ARELLİ ÖĞRENCİLER DEĞİŞİME UYUM SAĞLAR”

Öğrenciler mezun olduklarında kendilerini diğer üniversite mezunlarından nasıl ayırıyor?

İstanbul Arel Üniversitesi mezunlarının en önemli özelliklerinden biri değişime uyum sağlayabilen, iletişim becerileri güçlü ve uygulama deneyimine sahip bireyler olmalarıdır. Biz öğrencilerimizin sadece teorik bilgiyle değil; aynı zamanda problem çözme ve takım çalışması gibi yetkinliklerle mezun olmalarını önemsiyoruz. Uygulamalı eğitim yaklaşımı ve sektörle kurulan ilişkiler öğrencilerimize önemli deneyimler kazandırıyor. Bunun yanında özgüvenli ve kendisini ifade edebilen bireyler olmalarını da destekliyoruz. Bu özellikler, mezunlarımızı iş hayatında farklılaştırıyor.

Üniversite olarak öğrencilerin iş hayatına geçişini kolaylaştırmak adına hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

Öğrencilerimizin iş hayatına daha hazırlıklı başlamaları için sektörle güçlü iş birlikleri yürütmeye çalışıyoruz. Kariyer Günleri, staj imkânları, uygulamalı eğitimler ve sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen etkinlikler bu sürecin önemli parçalarını oluşturuyor. Öğrencilerimizin daha üniversite yıllarında iş dünyasını tanımalarını önemsiyoruz. Aynı zamanda kariyer planlama konusunda rehberlik sağlayarak öğrencilerimizin hedeflerini daha bilinçli şekilde belirlemelerine katkı sunuyoruz. İş dünyasıyla kurulan güçlü bağların, öğrencilerimizin geleceğine önemli katkı sağladığına inanıyoruz.

Dergiyi okuyan bir öğrenci ya da veli şu anda üniversite tercihlerini araştırıyor olabilir. Onlara özellikle “Şuna dikkat edin.” dediğiniz en önemli konu ne olur?

Üniversite tercihi yapılırken sadece popüler söylemlere ya da kısa vadeli düşüncelere göre hareket edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Öğrencinin kendisini geliştirebileceği, destek görebileceği ve geleceğe hazırlanabileceği bir ortam çok önemli. Bu nedenle tercih yapılırken üniversitenin eğitim yaklaşımına, uygulama imkânlarına, akademik kadrosuna ve öğrenciye sunduğu gelişim fırsatlarına dikkat edilmesini öneririm. Aynı zamanda öğrencinin kendisini mutlu ve ait hissedebileceği bir üniversite ortamı da büyük önem taşıyor. Çünkü üniversite yılları, hayatın en önemli dönüşüm dönemlerinden biridir.

Son olarak hem öğrencilere hem ailelere vermek istediğiniz mesaj nedir?

Üniversite eğitimi sadece bir diploma süreci değil, aynı zamanda hayatı şekillendiren çok önemli bir yolculuktur. Öğrencilerimizin kendilerine inanmalarını, merak etmelerini ve gelişime açık olmalarını çok önemsiyorum. Ailelerimizin de bu süreçte çocuklarını destekleyen en önemli güç olduklarını düşünüyorum. İstanbul Arel Üniversitesi olarak öğrencilerimizin hayallerine ulaşmaları için onların yanında olmaya devam edeceğiz. Geleceği birlikte şekillendirecek gençlerimize güveniyoruz.