04 May Öğrenci mi, ucuz iş gücü mü?
Staj, meslek öğrenme süreci mi yoksa ucuz iş gücü yaratmanın bir yolu mu? Öğrenciler, staj adı altında ağır iş yükü üstlendiklerini; buna rağmen ücret, yol ve yemek gibi en temel haklardan dahi yoksun bırakıldıklarını söylüyor. Zorunlu staj kapsamında pek çok öğrenci, eğitimden çok üretime dahil edildiğini ve karşılığını alamadığı bir emek sürecinin parçası haline geldiğini dile getiriyor. Bir stajyerin sözleri ise tabloyu açıkça ortaya koyuyor: “Sigortamızın yattığı söylendi ama gerçekte yatırılmamış.”
Haber: Diyar Naz Metin
diyarmetin25@istanbularel.edu.tr
Staj süreciniz nasıldı ve bu süreçte emeğinizin karşılığını alabildiğinizi düşünüyor musunuz?
Selin Özakbaylar: Diş Protez Teknolojisi bölümü birinci sınıf ikinci dönem öğrencisi olarak stajıma başladım. Çalışma saatlerim düzenli olsa da iş yoğunluğu zaman zaman artış gösteriyor. Ücret almıyorum, sadece yemek ihtiyacım karşılanıyor. Diğer yan hakları ise yetersiz buluyorum. Şu an gözlem ve öğrenme aşamasında olduğum için kendimi daha çok bir öğrenci gibi hissediyorum. Staj yerinde herhangi bir sorunla karşılaşmasam da okulda zaman zaman mobbinge maruz kalabiliyorum. Bu sektörde yer edinebilmek için bazı zorluklara katlanmam gerektiğini düşünüyorum. Öte yandan staj, zamanımı kısıtlayarak özel hayatımı da kısmen etkiliyor.
Elvan Katıldı: Zorunlu staj sürecim, üniversitenin ilan ettiği staj takvimi doğrultusunda başladı ve ilgili kurumda stajyer olarak görev aldım. Çalışma saatlerim 09:00 ile 17:00 arasındaydı; ancak stajyer olduğum için işler uzadığında mesai bitse dahi bazen çıkamıyordum. Herhangi bir ücret almadığım bu süreçte sigortam okul tarafından karşılandı. Yemek konusunda bir sorun yaşamazken, ulaşım masraflarımı kendim üstlendim. Stajım boyunca doğrudan bir mobbinge maruz kalmadım fakat stajyer olmamdan ötürü görüşlerimin pek dikkate alınmadığını hissettiğim anlar oldu. Zaman zaman işleyişe alışmakta zorlansam da bu deneyim, teorik bilgilerin sahadaki karşılığını görmem açısından akademik hayatımı olumlu etkiledi. Öte yandan bu sektörde iş bulup tutunmanın oldukça zor olduğunu düşünüyorum. Özel yaşantım noktasında ise çalışma saatlerine uyum sağlamak için zamanımı daha planlı kullanmam gerekti.
Zeynep Ünal: Zorunlu staj dönemim, dördüncü sınıfın ilk dönemi bittikten sonra, 2025 yılının mart ayında başladı. Lojistik Yönetimi öğrencisi olduğum için bir lojistik firmasının karayolu operasyon departmanında görev aldım; şu anda ise yine bir lojistik şirketinde satış ve fiyatlandırma üzerine çalışıyorum. Üniversitede edindiğim teorik bilgilerin beni tek başına yeterince geliştirdiğini düşünmüyorum; asıl gelişimin iş yerinde, pratik yaparak sağlandığına inanıyorum. Zira okuduğumuz bölümler tek başına yeterli gelmiyor. Çalışma saatlerim haftanın her günü 08:30- 17:30 şeklindeydi. Sektörün yoğunluğundan dolayı iş yüküm ortalamanın bir hayli üzerindeydi; hatta bayramlarda ve özel günlerde bile çalışmam gerekebiliyordu. Staj sürecimde aylık 6.000 TL ücret alıyordum ancak bu miktar, üstlendiğim iş yüküyle kesinlikle orantılı değildi. Maalesef günümüz şartlarında bir gencin bu ücretle bir ayı geçirebilmesi imkânsız. Okulla bağım kalmadığı için kendimi tamamen bir çalışan gibi hissediyorum. Çalışan olmanın öğrencilikten çok daha zor olduğunu gördükçe, ‘keşke biraz daha öğrenci kalabilseydim’ diyorum. Staj yaptığım kurumda bana verilen görevlerin neredeyse tamamı, aslında kadrolu bir çalışanın yapması gereken işlerdi. İşleyişi öğrenebilmek adına pek sesimi çıkarmadım; eğer itiraz etseydim iş yüküm azalabilirdi ancak sektörde yer edinebilmek için bazı zorluklara sessiz kalmam gerektiğini düşündüm. Emeğimin karşılığını alamadığım çok fazla an oldu; biraz vizyonunuz ve idealiniz varsa bu durum daha da yıpratıcı hale geliyor. Bu süreçte mobbinge de maruz kaldım. Bir keresinde bayramda çalışmak istemediğimi ve bunun yasal iznim olduğunu dile getirdiğimde; ‘Bu kafayla gidersen bu sektörde tutunamazsın, tabii ki çalışacaksınız, bir de kadın olarak ticaret sektöründesiniz…’ gibi bir tutumla karşılaştım. Sektörde kalabilmek için ‘katlanmak zorundayım’ dediğim çok an oldu, hatta hâlâ bu cümleyle güne başlayıp günü kapatıyorum. Staj, akademik hayatımın son basamağıydı ve bu süreci başarıyla tamamladığıma inanıyorum. Özel hayatıma en büyük katkısı ise bana düzenli çalışma prensibi kazandırması ve planlı yaşamayı öğretmesi oldu.
Mizgin Aydemir: Staj sürecim, üniversite mezuniyetimin ardından Kasım 2023’te başladı ve bir yıl sürdü. Bu süre zarfında stajyer avukat pozisyonunda görev alarak; dilekçe yazımı, duruşmalara katılım, dosya takibi ve müvekkillerle görüşme gibi sorumluluklar üstlendim. Üniversitede yalnızca teorik olarak öğrendiğim bilgileri sahada uygulama fırsatı bulmak, bilgi ve becerilerimi önemli ölçüde geliştirdi. Çalışma saatlerimiz 09:00-18:00 arasındaydı. İş yoğunluğumuz dönemsel olarak değişse de genel anlamda aşırı bir yoğunluk söz konusu değildi. Stajım süresince bir ücret aldım; ancak aldığım miktarın düşüklüğü nedeniyle iş yüküyle orantılı olduğunu düşünmüyorum. Emeğimin karşılığını tam olarak alamadığımı hissettiğim pek çok an oldu; özellikle vizyonu ve idealleri olan bir gençseniz, bu karşılıksızlık daha belirgin hale geliyor. Staj döneminde sigortam bulunmasa da yol ve yemek masraflarım karşılanıyordu. Bu süreç, akademik hayatımı ve mesleki gelişimimi oldukça olumlu etkiledi. Stajın özel hayatım üzerinde doğrudan bir kısıtlaması olmadı; ancak kariyerimin ilerleyen yıllarında hangi hukuk alanına yönelmek istediğime karar vermemde kilit bir rol oynadı.
Şura Öztürk: Zorunlu stajımı stajyer grafik tasarımcı olarak tamamladım. Adaptasyon sürecinin ardından tasarım işlerine olan hâkimiyetim arttı. Günlük rutinimiz tamamen tasarım odaklıydı ve bu süreç mesleki becerilerimi kesinlikle geliştirdi. Okulda edindiğim temel bilgiler bir avantaj sağlasa da iş hayatının hızı ve inisiyatif alma gerekliliği okul ortamından çok farklıydı. Sabah 09:00-18:00 saatleri arasında, oldukça yoğun bir tempoda çalıştım. Kişi başına düşen marka sayısının fazlalığı nedeniyle işler sürekli birikiyordu. Sektörün genel sorunu olan ‘hem çok hızlı hem de çok kreatif iş’ beklentisi, maalesef işin kalitesini düşürebiliyor. Toplamda 4 ay süren bu süreçte, kadrolu bir çalışanın iş yükünü üstlenmeme rağmen stajyer maaşı aldım. Şirketlerin ucuz iş gücü arayışını stajyerlik adı altında normalleştirmesi, sektörde çok yaygın ve üzücü bir durum. Maddi anlamda emeğimin karşılığını alamadım; üstelik sigortamızın yattığı söylenmesine rağmen yatırılmadığını sonradan öğrendik. Yemek ofise geliyordu ancak seçim şansımız yoktu; vejetaryen olduğum için yemeklerin yetersizliğini dile getirdiğimde patronum tarafından zorbalığa varan bir tutumla karşılaştım. Yol ücreti de ayrıca karşılanmıyordu. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, bana mesleki anlamda çok şey katan iyi arkadaşlar edindim. Hocamın da dediği gibi: ‘Herkes kendi ekmeğinin derdinde, kimsenin hatırına çalışıp emeğinizi sömürtmeyin.’ Bu süreç akademik hayatımı doğrudan etkilemese de iş dünyasındaki çevremi geliştirdi. Sektöre yeni girecek arkadaşlara, hızlı iş üretme becerilerini geliştirmelerini ve meslektaşlarının işlerini sık sık incelemelerini tavsiye ederim.
Ebrar Kırgın: Birinci sınıfın ikinci dönemi başladığında, bir avukatın yanında asistanlık yapmaya başladım. Dosyaları arşivlemek, dilekçe yazmak, UYAP kullanımı öğrenmek, adliyeye gitmek ve avukatla birlikte dosyaları işleme koymak gibi görevler, beni mesleğime oldukça hızlı hazırladı ve deneyim kazanmama büyük katkı sağladı. Çalışma saatlerim sabah 10:00’dan akşam 17:00’ye kadardı. Aslında ücret ödenmesi gereken işler yapmama rağmen herhangi bir karşılık alamadım; ayrıca sigorta, yemek veya yol gibi yan haklarım da bulunmuyordu. Adalet bölümü okuduğum için staj yerinde zaman zaman üstten bakma ve bölümümü değersiz görme gibi tutumlarla karşılaştım. Bu durum dışında, stajın mesleki gelişimimi olumlu etkilediğini ve benim açımdan bir sıkıntı olmadığını söyleyebilirim; tek sorun emeğimin karşılığını maddi olarak alamamış olmamdı.
Kerem Kumral: Zorunlu staj programım, bir sanayi şirketi bünyesinde kabul almamla birlikte mekanik arıza bölümünde başladı. Günlük görevlerim daha çok analiz yapma ve çalışmalara yardımcı olma şeklinde ilerliyor. Bu sürecin, üniversitede edindiğim becerileri geliştirme konusunda oldukça etkili olduğunu düşünüyorum. Haftanın beş günü 09:00-17:00 saatleri arasında çalışıyorum. Yoğunluktan dolayı kendimi daha çok bir çalışan gibi hissediyorum; zira staj programına dahil olanları genel olarak epey yoruyorlar. İSG kuralları gereği, staj programı kapsamında ücretli çalışanların yapması gereken işleri stajyerlere yaptırmıyorlar. Staj yaptığım süre boyunca yol, servis ve yemek gibi ihtiyaçlarım firma tarafından karşılandı. Bazen stajda gereksiz gibi görünen ancak mesleki olarak öğrenmem gereken detaylar üzerine düşünme fırsatım oldu. Staj sürecimi bir nevi iş hayatına hazırlık olarak gördüğümden bu durum beni psikolojik olarak pek olumsuz etkilemedi, ancak fiziksel anlamda günlük yaşantımda bir yorgunluk bıraktı.
Suden Güler: İç Mimarlık Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olarak yaz döneminde şantiye stajımı tamamladım. Bu süreçte stajyer iç mimar olarak görev aldım; şantiyedeki projenin kontrollerini sağlamak ve genel işleyişi takip etmekle sorumluydum. Üstlendiğim bu görevlerin mesleki gelişimime büyük katkı sağladığına inanıyorum. Çalışma saatlerim 08:00-17:00 arasındaydı ve sabitti. Staj süresince bir ödeme aldım; ancak bu ücretin gösterdiğim çabayla orantılı olduğunu düşünmüyorum. Bir stajyerden beklenen özverinin çok daha fazlası beklendiği için kendimi stajyerden ziyade tam zamanlı bir çalışan gibi hissettim. Sigorta ve yemek haklarım oldukça yeterli olmasına rağmen, yol masrafları konusunda herhangi bir destek alamadım. Henüz öğrenme aşamasında olmama rağmen söylenen her şeyi anında kavramam bekleniyordu; ancak bilmediğim detayların olması oldukça doğaldı. Bu tür baskılar karşısında bazen ‘katlanmam lazım’ dediğim anlar oldu. Genel olarak staj sürecim, temponun çok yüksek olması sebebiyle kendimi fazlasıyla yorgun hissettiğim bir dönemdi.
Melike Demirhan: Zorunlu staj sürecim, üniversitenin belirlediği takvim doğrultusunda yaptığım başvurularla başladı. Elektronik ve haberleşme alanında faaliyet gösteren için bir şirketi tercih ederek kabul aldım ve stajımı burada ‘stajyer elektrik-elektronik mühendisi’ pozisyonunda gerçekleştirdim. Günlük olarak elektronik kartların incelenmesi, test süreçlerine destek verilmesi, lehimleme işlemlerine yardımcı olunması ve teknik belgelerin takibi gibi görevler üstlendim. Ayrıca üretim ve Ar-Ge süreçlerini yakından gözlemleme fırsatım oldu. Üniversitede öğrendiğim devre teorisi, elektronik elemanlar ve ölçüm tekniklerinin pratikteki karşılığını görmek gelişimim açısından oldukça faydalıydı. Ancak bazı günlerde daha rutin işlerde görev aldığım için gelişimim her zaman aynı ivmede seyretmedi. Staj kapsamında asgari düzeyde bir ücret aldım. Bu ödeme temel ihtiyaçlarımı karşılamaya yardımcı olsa da üstlendiğim iş yüküyle tam anlamıyla orantılı olduğunu söylemek zordu. Hafta içi 08:00–17:00 saatleri arasında çalıştım; iş yoğunluğu üretim ve proje durumuna göre değişkenlik gösteriyordu. Özellikle teslim tarihlerine yakın dönemlerde tempo bir hayli artıyordu. Süreç genellikle öğrenme ve gözlem odaklı ilerlediği için kendimi çoğunlukla öğrenci gibi hissettim; ancak bazı teknik görevlerde aktif rol aldığımda çalışan gibi hissettiğim anlar da oldu. Öyle ki, üretim hattında veya test süreçlerinde yaptığım bazı işler normalde teknisyen ya da mühendislerin sorumluluk alanına giriyordu. Bu durum pratik deneyim kazanmamı sağlasa da yoğun dönemlerde yaptığım katkının yeterince fark edilmediğini hissettiğim zamanlar oldu. Sigortam üniversite tarafından, yemek imkânı ise firma tarafından sağlandı; ancak yol desteği sınırlıydı ve her zaman yeterli gelmiyordu. Doğrudan bir mobbing ile karşılaşmasam da stajyer olduğum için fikirlerimin pek dikkate alınmadığı ve sadece gözlemci pozisyonunda tutulduğum anlar kendimi geri planda hissetmeme neden oldu. Yine de bu zorlukları sektörde deneyim kazanmanın bir parçası olarak gördüm. Staj süreci, teorik bilgilerimi pratiğe dökmemi sağladığı ve bakış açımı geliştirdiği için oldukça verimliydi. Özel hayatım ise çalışma saatleri nedeniyle biraz kısıtlansa da bu durum zaman yönetimi konusunda kendimi geliştirmeme katkı sağladı.