Arel GSF: “Kendi yönünüzü bulmanızı sağlarız”

İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, fakültenin 16 yıllık vizyoner dönüşümünü, yeni açılan Dijital Oyun Tasarımı bölümünün getireceği estetik farkı ve öğrencileri geleceğin yaratıcı dünyasına hazırlayan güçlü laboratuvar altyapısını Arel Medya’ya anlattı. Fakültenin sanat, tasarım ve teknolojiyi harmanlayan bu özgürlükçü eğitim modeli, tercih aşamasındaki adayların sektörel dinamiklere yön verebilecek birer yaratıcı aktör olarak kendi rotalarını çizmesini hedefliyor.

Haber: Hayal Nur Özüyılmaz

hayalozuyilmaz@istanbularel.edu.tr

Fotoğraf: Barış Tekin

2008–2009 yılında iki bölümle başlayan fakültemiz, bugün gastronomiden animasyona kadar geniş bir yelpazeye ulaştı. Bu 16 yıllık serüveni ve fakültenin bugünkü konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

2008–2009 akademik yılında iki bölümle yola çıkan fakültemiz, geçen 16 yıl içerisinde istikrarlı, planlı ve vizyoner bir büyüme süreci izleyerek bugün gastronomiden animasyona, görsel iletişimden dijital oyun tasarımına uzanan geniş ve disiplinlerarası bir yapıya ulaşmıştır. Bu gelişimi yalnızca niceliksel bir büyüme olarak değil, aynı zamanda nitelikli bir dönüşüm olarak değerlendiriyoruz.

Kurulduğumuz ilk günden itibaren sanat ve tasarım eğitimini çağın gereklilikleriyle birlikte ele aldık. Programlarımızı; yaratıcı endüstrilerdeki dönüşümü ve yeni üretim alanlarını dikkate alarak çeşitlendirdik; akademik kadromuzu güçlendirirken uygulama altyapımızı da sürekli geliştirdik.

Bugün Arel GSF, farklı disiplinleri bir araya getirmenin ötesinde, bu alanlar arasında etkileşim kurabilen ve öğrencilerini çok yönlü düşünmeye teşvik eden dinamik bir yapı sunmaktadır. Bu 16 yıllık gelişimi, güçlü bir akademik birikim, gelişen altyapı ve yenilenen vizyonun bir sonucu olarak görüyoruz. Fakültemiz, öğrencilerini yalnızca bugüne değil, geleceğin yaratıcı dünyasına hazırlayan bir eğitim anlayışıyla yoluna devam etmektedir.

Fakülte bünyesinde mutfaktan fotoğraf stüdyosuna kadar zengin bir altyapı mevcut. Bu imkânların öğrencinin sektöre hazır yetişmesindeki rolü nedir?

Fakültemizin sahip olduğu fiziksel altyapı, öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil, doğrudan uygulama deneyimiyle yetişmesini sağlayan en kritik unsurlardan biridir. Profesyonel mutfaklardan fotoğraf stüdyolarına, baskı atölyelerinden animasyon üretim alanlarına ve donanımlı bilgisayar laboratuvarlarına kadar geniş bir altyapı sunuyoruz.

Bu ortamda öğrenciler, edindikleri bilgiyi anında pratiğe dönüştürebiliyor. Örneğin, Grafik Tasarımı öğrencilerimizin temel tasarım dersinde geliştirdikleri bir çalışmayı pastacılık mutfağında ünlü sanat eserlerinden ilham alan pasta tasarımlarına dönüştürmeleri, Gastronomi, Çizgi Film ve Animasyon ve gelecek dönem itibariyle de Dijital Oyun Tasarımı öğrencilerinin üreteceği ortak projeler, disiplinlerarası etkileşimin güçlü bir örneğini oluşturuyor.

Bununla birlikte, öğrencilerimizin eğitim sürecinde sektörle doğrudan temas kurmalarını da son derece önemsiyoruz. Bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri, atölye çalışmaları ve ortak projeler sayesinde öğrencilerimiz henüz eğitimleri devam ederken profesyonel üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı buluyor. Bu tür etkileşimlerin, öğrencilerimizin sektöre hazır bireyler olarak yetişmesinde belirleyici bir fark yarattığına inanıyoruz.

Bu yaklaşım, öğrenciyi pasif bir öğrenen konumundan çıkararak aktif bir üreticiye dönüştürür. Aynı zamanda ekip çalışması, zaman yönetimi ve problem çözme gibi mesleki becerilerin erken aşamada kazanılmasına katkı sağlar. Böylece öğrencilerimiz mezun olmadan önce profesyonel dünyanın dinamiklerine uyum sağlayabilecek bir donanıma ulaşır.

GSF öğrencisi üretken ve dinamiktir. Fakülte yönetimi olarak bu süreci nasıl destekliyorsunuz?

Öğrencilerimizin üretken ve dinamik yapısını fakültemizin en büyük gücü olarak görüyoruz. Bu nedenle projeleri yalnızca sonuç odaklı değil, süreç odaklı bir yaklaşımla destekliyoruz. Proje geliştirme aşamasından sergileme sürecine kadar her adımda akademik danışmanlık ve teknik destek sağlıyoruz.

Fakültemizin yönetim anlayışında öğrencilerimiz aktif bir paydaştır. Kalite süreçlerinde ve akademik karar mekanizmalarında öğrencilerimizin geri bildirimleri önemli bir yer tutar. “Söz Sizde” etkinlikleriyle öğrencilerimizin doğrudan görüşlerini paylaşabilecekleri alanlar oluşturuyoruz.

Ayrıca uluslararası sempozyumlar ve etkinlikler aracılığıyla öğrencilerimizi farklı disiplinlerle ve küresel üretim çevreleriyle buluşturuyor, onların çok yönlü gelişimini destekliyoruz.

Dijital Oyun Tasarımı bölümünü açma kararını hangi motivasyonla aldınız?

Dijital Oyun Tasarımı bölümünü açma kararımız, yaratıcı endüstrilerin geçirdiği dönüşümü yakından takip etmemizle şekillendi. Günümüzde oyunlar; sanat, tasarım, teknoloji ve anlatıyı bir araya getiren güçlü bir üretim alanına dönüşmüş durumda.

Fakültemizin disiplinlerarası yapısı ve güçlü uygulama altyapısı, bu alan için güçlü bir zemin sundu. Ayrıca bu alanda deneyimli, sektörle ilişkili akademik kadromuzu oluşturarak yazılım, oyun motorları ve teknik üretim süreçlerini destekleyebilecek bir eğitim yapısı kurduk.

Amacımız, yalnızca teknik beceriler kazandırmak değil; özgün düşünen, yaratıcı ve kendi tasarım dilini kurabilen bireyler yetiştirmektir.

Bu bölümün “Güzel Sanatlar Fakültesi”  bünyesinde olması nasıl bir fark yaratıyor?

Dijital Oyun Tasarımı’nın Güzel Sanatlar Fakültesi bünyesinde yer alması, oyunu yalnızca teknik bir süreç olarak değil, estetik ve anlatı temelli bir üretim olarak ele almamıza olanak tanıyor.

Oyunlar artık güçlü birer görsel-işitsel anlatı formu. Bu nedenle öğrencilerimizin sinematografik estetik, anlatı yapısı ve görsel dil konularında da donanım kazanmasını önemsiyoruz. Sanat eğitimi sayesinde öğrenciler yalnızca oynanan değil, deneyimlenen ve yorumlanan içerikler üretebiliyor.

Bu disiplinlerarası yaklaşım, oyunları teknik bir ürün olmanın ötesine taşıyarak kültürel bir ifade biçimine dönüştürüyor.

Dijital Oyun Tasarımı bölümünün müfredat yapısından bahseder misiniz? Bu müfredatın hem akademik hem uygulama olarak nasıl bir katkı sağlayacağını planlıyorsunuz?

Dijital Oyun Tasarımı müfredatımızı; oyun üretim süreçlerini “sanat, teknoloji ve kullanıcı deneyimi” üçgeninde ele alan bütüncül bir yaklaşımla kurguladık. Akademik anlamda öğrencilerimiz; oyun anlatısı (narrative design), oyun mekanikleri, bölüm tasarımı (level design) ve oyuncu psikolojisi alanlarında derinlemesine bir kuramsal altyapı edinmektedirler.

Uygulama tarafında ise eğitimimiz tamamen endüstri simülasyonu şeklinde, proje odaklı ilerlemektedir. Öğrencilerimiz sektörel standart olan Unity ve Unreal Engine gibi güncel oyun motorlarında eğitim görerek, fikirlerini erken aşamadan itibaren oynanabilir prototiplere dönüştürür ve test ederler.

Amacımız; yapay zekâ, AR/VR (Artırılmış/Sanal Gerçeklik) gibi yeni nesil teknolojilere hâkim, bir oyun projesini baştan sona yönetebilecek bağımsız (indie) geliştiriciler ve dev stüdyolarda fark yaratacak donanımlı ekip oyuncuları yetiştirmektir.

Oyun bölümü öğrencileri için hazırlanan laboratuvar imkanları ve yazılım altyapısı hakkında bilgi verebilir misiniz? 

Oyun geliştirme süreçlerinin yüksek performans ve ileri teknoloji gerektirdiğinin bilincindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimiz için, en karmaşık 3D sahneleri ve real-time (gerçek zamanlı) projeleri sorunsuz üretebilecekleri, yeni nesil ekran kartları ve güçlü işlemcilerle donatılmış yüksek donanımlı “Workstation” (iş istasyonu) laboratuvarlarının kurulum aşamasındayız. Öğrencilerimiz endüstri standardı olan Unreal Engine ve Unity oyun motorlarının yanı sıra; Maya, Blender, ZBrush, Adobe Creative Cloud gibi profesyonel 2D/3D modelleme ve animasyon yazılımlarına doğrudan erişim sağlamaktadır.

Ek olarak, yeni nesil oyun deneyimlerini tasarlayıp test edebilmeleri için Sanal Gerçeklik (VR) donanımları da laboratuvar envanterimizde yer almaktadır. Kısacası öğrencilerimize, profesyonel bir oyun stüdyosunun kapısından içeri girmişler gibi eksiksiz bir üretim mutfağı sunuyoruz. 

Arel GSF mezununu profesyonel dünyada farklı kılan nedir?

Mezunlarımızı farklı kılan en önemli özellik, estetik bakış açısını teknik yetkinlikle birleştirebilen disiplinlerarası düşünme becerileridir.

Günümüzde yalnızca teknik bilgi yeterli değil; yaratıcı düşünebilen, problem çözebilen ve fikirlerini güçlü bir anlatı diliyle ifade edebilen bireyler öne çıkıyor. Biz de öğrencilerimizi bu doğrultuda yetiştiriyoruz.

Aynı zamanda mezunlarımız; ekip çalışmasına açık, iletişim gücü yüksek ve yaratıcı süreçleri yönlendirebilen bireyler olarak profesyonel hayatta fark yaratmaktadır.

Tercih dönemindeki adaylara mesajınız nedir?

Adaylara en önemli mesajım şu olur: Yalnızca bir meslek seçimi yapmayın; nasıl bir üretim pratiği içinde yer almak istediğinizi düşünerek karar verin.

Biz sizlere yön vermeyiz; kendi yönünüzü bulmanızı sağlarız. Çünkü potansiyelinizi keşfetmeniz ve kariyerinizi bilinçle tasarlamanız, sizi geleceğin dünyasında fark yaratan bireyler haline getirecektir.

Arel GSF’de sizi; üreten, sorgulayan, deneyen ve kendi yolunu çizen bir eğitim ortamı bekliyor. Burada yalnızca meslek edinmezsiniz; aynı zamanda düşünmeyi, anlatmayı ve özgün üretim yapmayı öğrenirsiniz.

Eğer hikâyeler kurmayı, dünyalar yaratmayı ve görsel-işitsel anlatılarla düşünmeyi seviyorsanız, bu alan size kendinizi ifade edebileceğiniz güçlü bir zemin sunar.