30 May Diş Hekimi Babasından İlham Aldı: Sessiz Hastaların Veteriner Diş Hekimi Oldu
Türkiye’de sayıları çok az olan Veteriner Diş Hekimliği uzmanlarından Tunay Şentürk, diş hekimi babasından devraldığı mesleki tutkuyu hayvanların sessiz dünyasına taşıyor. “Hayvanlar acısını gizler” diyen genç hekim, patili dostlarımıza uyguladığı kanal tedavileriyle hayat kurtarıyor.
Haber: Diyar Naz Metin (diyarmetin25@istanbularel.edu.tr) & Yunus Emre Ustaoğlu (yunusustaoglu24@istanbularel.edu.tr)
Türkiye’de evcil hayvan sahipliği oranı hızla artarken, kedi ve köpeklerin en çok ihmal edilen sağlık sorunlarının başında ağız ve diş hastalıkları geliyor. İstanbul Beşiktaş’taki özel bir klinikte görev yapan 31 yaşındaki Veteriner Hekim Tunay Şentürk, Türkiye’de sayılı uzmanın bulunduğu veteriner diş hekimliği alanında çalışmalar yürütüyor. Şentürk, kanal tedavisinden ortodontiye kadar insanlara yapılan tüm dental operasyonları evcil hayvanlara da uygulayarak onların yaşam kalitesini artırıyor. İstanbul Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi mezunu olan ve Avrupa İleri Seviye Veteriner Hekimler Eğitimi (ESAVS) programında akademik eğitimini sürdüren Şentürk, evcil hayvanlarda diş sağlığı ihmalinin kalpten böbreklere kadar birçok organı iflas ettirebileceğine dikkat çekiyor.
Babasından İlham Aldı, Özel Bir Alanda Öncü Oldu
Mesleğe adım attıktan sonra diş hekimi olan babasından ilham alan ve veteriner cerrahisini diş sağlığıyla birleştiren genç hekim, Türkiye’de çok az kişinin uzmanlaştığı bu özel alanda öncü konumda. Babasıyla farklı türlerin anatomileri üzerine çalışsalar da aralarındaki o tatlı mesleki diyaloğu tebessümle ve mesleğine duyduğu tutkuyla anlatıyor:
“Babamla bir araya geldiğimizde en çok diş aletlerinin kullanım teknikleri ve kanal tedavisinin prosedür detayları üzerine tartışıyoruz. Ancak kedi ve köpeklerde diş çekimleri çok daha sık ve fazla sayıda yapılıyor. Bir seansta bazen 10 ya da 20 diş çekmek zorunda kaldığımızı söylediğimde, bir insan diş hekimi olarak babam hayretler içinde kalıyor.”

İnsan Diş Hekimliğinden Tek Farkı Anatomi ve Anestezi
Kedi ve köpeklerin ağız yapılarında mikroskobik ve makroskobik anatomik farklılıklar olsa da uygulanan tedavilerin felsefesi ve prosedürü insan diş hekimliğiyle birebir aynı şekilde yürüyor. Kliniğinde en çok periodontal (diş eti) hastalıklarla karşılaştıklarını belirten Şentürk, dolgu ve kanal tedavisini nasıl uyguladıklarını şöyle özetliyor:
“İşlem tamamen insanlardaki gibi; önce kanalı temizliyor, dolgusunu yapıyor, sızıntı yapmayacak şekilde kapatıyor ve son olarak restorasyonla dişi eski formuna döndürüyoruz. Ancak hayvanlarda dental fobi yaşanmaz, çünkü tüm işlemler mutlak suretle genel anestezi altında yapılır.”

“Anestezisiz Diş Temizliği” Dolandırıcılığına Dikkat!
Son dönemde sosyal medyada ve bazı merkezlerde reklamı yapılan “anestezisiz diş taşı temizliği” uygulamalarına karşı da bir duruş sergileyen uzman hekim, sessiz dostlarımızın yaşadığı en büyük mağduriyetlerden birine dikkat çekerek hayvan sahiplerini net bir dille uyarıyor:
“Anestezisiz yapılan temizlik işlemleri kesinlikle bilim dışıdır ve tıp literatüründe önerilmez. Bu uygulamaların hayvana yoğun stres ve fiziki zarar vermekten başka hiçbir etkisi yoktur. Sadece diş yüzeyinde geçici, kozmetik bir beyazlık sağlar ancak diş eti altındaki asıl bakteriyel enfeksiyonu temizlemediği için hiçbir medikal fayda sunmaz.”

Hayvanınızın Ağrısı Olduğunu Nasıl Anlarsınız?
Hayvanların doğaları gereği acıyı gizlemekte usta olduğunu hatırlatan Şentürk, sessiz tehlikenin belirtilerini şu şekilde sıralıyor:
- Ağız Kokusu ve Renk Değişimi: En sık karşılaşılan ilk belirtiler ağır bir ağız kokusu, dişlerde sararma ve kahverengi taş oluşumudur.
- Yeme Davranışlarında Bozulma: Mamasını veya oyuncağını ağzına aldığında tek bir tarafı kullanma, çiğnemekte zorlanma veya aniden ağrı reaksiyonu gösterme.
- Vücuda Sıçrayan Enfeksiyonlar: Diş eti hastalıkları tedavi edilmediğinde bakteriler kan yoluyla iç organlara ulaşarak sistemik rahatsızlıkları tetikler.
Veteriner Hekim Tunay Şentürk, evcil hayvan sahiplerinin bu sorunları yaşamaması için koruyucu hekimliğin önemine vurgu yaparak sözlerini şöyle tamamlıyor: “Problemi oluştuktan sonra çözmek hem maddi hem manevi olarak çok daha zor. Tıpkı bizler gibi, kedi ve köpeklerin de dişlerinin günde en az bir kez, hekiminizin önereceği doğru tekniklerle fırçalanması hayati önem taşıyor.”