“Kişisel olanın politik olduğu fikrinden yola çıkarak film yapıyorum”

Arel Medya’nın basın sponsoru olduğu 32. Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde Buradayım, İyiyim filmiyle yer alan yönetmen Emine Emel Balcı, Arel Medya’nın sorularını yanıtladı. Balcı, anneliği ve kadınlığı ele aldığı filminin çıkış noktasını, “Gerçek yaşamımızdan ayrı düşünülemeyecek hikayeler kuruyoruz. Ben de kişisel olanın politik olduğu fikrinden yola çıkarak film yapıyorum” sözleriyle anlatırken; yapımın “Kadınların sıkıştırılmaya çalışıldıkları yerlerden nasıl yollar bularak çıkmaya uğraştıklarına ve dayanışmanın türlü hallerine dair bir ayna tuttuğunu” vurguladı.

Haber: Zeynep Yağmur Kahveci

Fotoğraf: Eslem Sena Söğüt

 

Buradayım, İyiyim filminde sessiz ama güçlü bir kadın hikayesi anlatıyorsunuz. Bu hikâyeyi anlatma fikri nasıl ortaya çıktı?

Buradayım, İyiyim” kişisel tecrübelerimden yola çıkarak yazdığım bir film; anneliğe alışma sürecinde pek çok kadının da benzer sorunlar yaşadığını fark ettiğimde film yapmaya karar verdiğim bir süreçten geçtim ama filmin sadece annelikle değil; kadınların yaşamıyla, ebeveynlikle, kadınlık ve anneliğin sosyal, psikolojik etkileriyle ve kadın dayanışmasıyla da  ilgili olmasını amaçladım.

 

Yapımınızla beraber bu yıl 32’ncisi düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yer aldınız. Altın Koza’da olmak nasıl bir his?

Adana Altın Koza öğrencilik yıllarında da yer aldığım bir festivaldi; özel bir seyircisi olan önemli bir yerli festival; filmimizle yer almak bizi mutlu etti.

 

Karakteriniz toplumda görünmezleştirilen birçok kadını temsil ediyor gibi. Bu filmde kadınların gerçek yaşamlarından ne kadar beslendiniz?

Kişisel olanın politik olduğu fikrinden yola çıkarak film yapıyorum; gerçek yaşamımızdan ayrı düşünülemeyecek hikayeler kuruyoruz, iş yaşamında ve kendi kişisel alanında sorunlarla uğraşan ya da bunlar üzerine kafa yoran pek çok kadının da hikayesi aslında bu.

 

Karakteriniz, toplumda görünmezleştirilen kadınların ortak hikâyesini temsil ediyor bu açıdan film, Türkiye’deki kadınların yaşamına nasıl bir ayna tutuyor sizce?

Film; kadın yaşamının tek bir odağı olmadığına, etrafımızdaki pek çok meselenin özel yaşamımızı etkileyecek ölçüde önemli olduğuna, bunların yaşamımızda aldığımız kararlara etkisine, kadınların sıkıştırılmaya çalışıldıkları yerlerden nasıl yollar bularak çıkmaya uğraştıklarına, dayanışmanın türlü hallerine dair bir ayna tutuyor.

 

Filminiz, izleyici karşısına çıktıktan sonra nasıl dönütler aldınız? Filmi çekmekteki amacınızı ya da vermek istediğiniz mesajı izleyiciye istediğiniz gibi geçirebildiniz mi?

Filmi seyreden özellikle pek çok kadın seyirci benzer durumları tecrübe ettiklerini paylaştı; annelik ve kadınlık dertlerinin rahatça konuşulamadığı bir başka alan da sinema. Buradayım, İyiyim yoluyla böyle bir imkân sağlamak hepimize iyi geliyor.

 

Filmdeki karakterler çok gerçek hissettiriyor. Onları oluştururken çevrenizden ya da kendi hayatınızdan esinlendiniz mi?

Yazdığımız ve çektiğimiz her filmde kendi yaşamımızdan da etrafımızdaki pek çok kadının yaşamından da etkiler oluyor mutlaka. Ben de karakterleri oluştururken pek çok şeyi kendi yaşamımdan çıkarıp film diliyle ifade etmeye çalışıyorum. Uzun bir prova sürecinden sonra da oyuncularla birlikte karakterleri inandırıcı, seyircinin empati kurabilmesine imkân sağlayacak şekilde gerçek bir hale getiriyoruz.

 

İzleyiciler; filmin yapım sürecini, kamera arkasını göremiyor. Peki yapım süreci boyunca zorlandığınız bir konu oldu mu, yapım süreci nasıldı?

Benim için uzun ve zorlu bir film yolculuğu oldu. Hem senaryo yazma süreci hem film yapmaya geri dönmek kişisel ve sektörel sebeplerle umduğundan daha uzun sürdü.

 

Bu filmi yaptığınızda izleyicinin filmden hangi duyguyla ayrılmasını istediniz?

Filmdeki karakterler yoluyla kendi yaşamlarında bir bağ kurabilmelerini, filmin dünyası üzerine sorular sorarak ayrılmalarını, filmin zihinlerinde bir süre daha devam etmesini umarım.

Yarattığınız Filiz karakteriyle Bige Önal, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Bu konuda nasıl hissediyorsunuz?

Bige ile uzun bir prova sürecinden geçtik hem çok yetenekli hem de işiyle ilgili düşünen, senaryoya ve filme saygıyla yaklaşan bir oyuncu. Pek çok detaya çalışıp karşılıklı bir üretimden sonra ikimiz de filme hazır hissediyorduk. Karakteri çok iyi anlayarak rolüne hazırlandığını, Filiz’i çok iyi canlandırdığını düşünüyorum. Oyuncu yönetimi üzerine özellikle düşündüğüm bir alan; o yüzden bu benim için de çok faydalı bir süreçti. Hem Bige’nin hem diğer bütün oyuncuların çok iyi performanslar gösterdiğini düşünüyorum.

 

Son olarak, ileride sizi nasıl projelerle birlikte göreceğiz?

Yeni senaryolar yazmaya, yeniden film yapmaya çalışıyorum; yine kadın yaşamıyla ilgili bir film yapmaya hazırlanıyorum diyebilirim.