Bakışın Etik Sorumluluğu: Agnès Varda Sinemasında Merak ve Şefkat

Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilen “Sinema ve Bakış” temalı söyleşide, belgesel sinemanın duayen ismi Agnès Varda’nın dünyası ele alındı. Agnes Varda Toplayıcılar: Başkalıarını Merak Etmek aldlı söyleşi de konuşmacı Ayça Çiftçi, Oyuncu Feride Çetin’in de katılımcıların arasında olduğu bu söyleşi keyifli bir şekilde gerçekleşti.

Varda’nın “etik merak” kavramı ve “Toplayıcılar” filmi üzerinden şekillenen oturumda, kameranın ötekine bakışı ve bu bakışın sömürgeci kökenlerinden nasıl arındırılabileceği tartışıldı.



Haber:Peren Yurttaş, Hayal Nur Özüyılmaz, Emelsu Dirkik

perenyurttas25@istanbularel.edu.tr

hayalozuyilmaz25@istanbularel.edu.tr

emelsudirlik25@istanbularel.edu.tr

 

Altyazı Dergisi ve Beyoğlu Sineması’nın ortaklaşa yürüttüğü pazar oturumlarının bu haftaki odağı “Sinema ve Bakış” oldu. Belgesel sinemada kamera ile birilerini kayıt altına almanın yarattığı etik tartışmaların, bir kısıtlamadan ziyade yaratıcı bir imkân olarak ele alındığı söyleşide, Fransız Yeni Dalga’nın en önemli temsilcilerinden Agnès Varda’nın sinematik mirası masaya yatırıldı.

Toplayıcılık Üzerinden Hayata Bakmak

Söyleşinin merkezinde yer alan Varda’nın meşhur Toplayıcılar (Les glaneurs et la glaneuse) filmi, sadece israfa karşı bir duruş değil, aynı zamanda hayatın her alanına yayılan bir “toplayıcılık” nosyonu olarak değerlendirildi. Oturumda, Varda’nın Paris sokaklarındaki pazar yerlerinden tarlalara uzanan sekiz aylık yolculuğunun, kategorize etmeyi reddeden sofistike bir anlatıya nasıl dönüştüğü vurgulandı.

Konuşmacı, Varda’nın bakış açısını şu sözlerle özetledi:

Başkalarını anlatmadan kendimi anlatamam

Söyleşinin bir diğer önemli durağı, Varda’nın insan portrelerine olan tutkusuydu. Sanatçının sadece bir sinemacı değil, aynı zamanda müze enstalasyonlarıyla da tanınan çok yönlü bir figür olduğu hatırlatıldı. Özellikle Dul Kadınlar projesi ve otobiyografik filmi Agnes’in Plajları üzerinden, Varda’nın kendi portresini çizmek için her zaman “başkalarının” hikâyelerine ihtiyaç duyduğu belirtildi.

Etik Merak ve Sömürgeci Bakışı Kırmak

Kameranın tarihsel olarak sömürgecilik ve güç ilişkileriyle olan bağına dikkat çekilen oturumda, Varda sinemasının bu yapıyı nasıl kırdığı tartışıldı. Fotoğraf çekmenin bir temsil üretmek ve ötekini etiketlemek olduğu gerçeğinden hareketle, Varda’nın “etik merak” yaklaşımıyla bu eril ve sömürgeci bakışı şefkatli bir cesaretle dönüştürdüğü ifade edildi.

Oturumda altı çizilen en kritik nokta ise şuydu: “Yaralarının kabuk bağlamasına izin vermeyen bir insan zaten o cesarete sahip. Varda’nın şefkatli duruşunda acıma değil, tamamen doğru yerde duran bir etik sorumluluk var.”