23 Eyl Berlin’de Sol Parti hedefte, tartışma dinmiyor: Elif Eralp koalisyon sürecine antisemitizm gündemiyle gidecek
Berlin’de eyalet seçimlerini yüzde 25,7 oyla ilk sırada tamamlayan Sol Parti, seçimden iki gün sonra hükümet kurma görüşmelerinin önündeki ilk siyasi sınavla karşı karşıya. Elif Eralp liderliğindeki Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller’le oluşturabileceği hükümet için üç parti arasında görüşmeler yapılması beklenirken, parti içindeki bazı isimler ve özellikle Neukölln teşkilatı çevresindeki tartışmalar koalisyon gündemine girmiş durumda.
Tartışma parti içindeki bazı isimlere odaklandı
Koalisyon görüşmelerinde sorun, Eralp’in kendi tutumundan ziyade Sol Parti’nin Berlin örgütleri ve yeni meclis grubundaki bazı isimler hakkında süren tartışmalar.
SPD’nin başbakan adayı Steffen Krach, olası bir hükümet ortaklığı için yalnızca Eralp ve parti yönetiminin değil, yeni Sol Parti grubunun tamamının antisemitizme karşı açık bir tutum almasını istiyor. Krach, Eralp’in açık biçimde mesafe koymasını ve tartışmalı olayların ardından somut adımlar atılmasını beklediğini söyledi. Yeşillerin başbakan adayı Werner Graf da antisemitizmle mücadelede net bir tutum beklediklerini ifade etti.
Tartışmanın bir diğer başlığını seçim gecesi Neukölln’deki Sol Parti etkinliğinde yaşananlar oluşturuyor. SPIEGEL’in aktardığı ve Alman basınında geniş yer bulan olayda, Berlin’de özellikle Remmo ailesi üzerinden organize suç tartışmalarının odağında bulunan Issa Remmo da etkinlikte görüldü.
Eralp, Remmo’nun davetli olmadığını ve salondan çıkarıldığını söyledi. ZDF’ye konuşan Eralp, Sol Parti’nin organize suçla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve bu yapılarla mücadele ettiklerini belirtti. Neukölln Sol Parti teşkilatı da Remmo’nun davetli olmadığını ve kendisiyle siyasi ya da kişisel bir ilişkilerinin bulunmadığını açıkladı.
Aynı etkinlikte, Berlin Anayasayı Koruma Dairesi tarafından aşırılıkçı olarak değerlendirilen bir Filistin yapılanmasının temsilcisi Ibrahim Ibrahim’in, Sol Partili Federal Meclis üyesi Ferat Koçak ve eyalet meclisine doğrudan seçilen Vanessa Emde ile fotoğrafları da gündeme geldi.
Sol Parti’nin Neukölln teşkilatı, etkinliğin herkese açık olduğunu ve seçim zaferinin Filistin toplumundan kişilerle birlikte de kutlandığını açıkladı. Eralp ise şiddet ve terörün yüceltilmesinin kabul edilemez olduğunu ve Yahudi yaşamının korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.
Eralp daha önce de tepki göstermişti
Neukölln teşkilatıyla ilgili tartışmalar seçim gecesiyle sınırlı değil. Ağustos sonunda yine Neukölln Sol Parti’nin seçim kampanyası etkinliğinde sahne alan bir rapçinin İsrail karşıtı ve şiddet çağrısı olarak yorumlanan ifadeler kullanması üzerine Eralp açık biçimde tepki göstermişti.
Eralp, etkinliği düzenleyen ilçe teşkilatından olayın nasıl gerçekleştiğinin açıklanmasını ve sonuç alınmasını istedi. Yahudi yaşamının korunmasından yana olduğunu ve her türlü antisemitizme karşı çıktığını söyledi.
Tartışmanın ikinci ayağında ise Ferat Koçak’ın Remmo ailesinin bir üyesiyle yaptığı mesajlaşma bulunuyor.
Firas Remmo’nun sosyal medyada paylaştığı ekran görüntülerinde Koçak ile yaptığı özel yazışmalar yer aldı. Koçak, yazışmanın gerçek olduğunu kabul etti ve bunu hata olarak nitelendirdi. Mesajlaşmada Koçak’ın Federal Meclis’te yaptığı ve “clan suçluluğu” kavramını eleştirdiği konuşmasının paylaşılması konusunda Firas Remmo’dan yardım istediği görülüyor. Koçak daha sonra Federal Meclis’teki bazı görevlerini geçici olarak bıraktı.
Koçak’ın tartışma konusu olan konuşmasında, insanların yalnızca soyadları nedeniyle organize suçla ilişkilendirilmesine karşı çıktığı aktarılıyor. Dolayısıyla bu temas, Sol Parti’nin organize suçla mücadele politikası açısından da koalisyon ortaklarının gündemine girmiş durumda.
Eralp’in önündeki denklem
Eralp seçim kampanyasını ağırlıklı olarak konut krizi ve Berlin’de yaşam maliyetinin düşürülmesi üzerine kurdu. Sol Parti’nin büyük konut şirketlerinin kamulaştırılmasını savunması, SPD ile arasındaki temel politika farklılıklarından biri. Reuters’a göre Eralp, kurumsal konut sahiplerinden 200 binden fazla konutun kamulaştırılması vaadini kampanyasının merkezine koydu.
Ancak koalisyon görüşmelerinde konut politikası kadar parti içindeki tartışmaların nasıl yönetileceği de önemli olacak. SPD ve Yeşiller, Eralp’in kişisel tutumundan bağımsız olarak Sol Parti grubunun tamamının antisemitizm konusunda net bir çizgide durmasını istiyor.
Eralp ise bugüne kadar bu konuda kendi pozisyonunu açık biçimde ortaya koydu: Yahudi yaşamının korunmasını savunuyor, antisemitizmi reddediyor ve şiddet çağrılarına karşı çıkıyor. Schüler-Springorum’un DPA’ya yaptığı değerlendirme de Berlin’deki tartışmanın Eralp’in kişisel tutumuyla parti içindeki farklı pozisyonların birbirinden ayrılması gerektiğine işaret ediyor.
Berlin’de seçimden birinci çıkan Sol Parti hükümet kurmak için SPD ve Yeşiller’le anlaşmak zorunda. Üç parti arasındaki görüşmelerde konut ve kamulaştırma gibi politika başlıklarının yanı sıra Sol Parti’nin parti içindeki tartışmalı pozisyonlara karşı tutumu ve koalisyon ortaklarına vereceği siyasi güvenceler de masada olacak.
Oksijen