Avrupa’nın Kalbinde Bir Arel’li: Yunus Emre Ustaoğlu’nun İlham Veren Erasmus Serüveni

İstanbul Arel Üniversitesi, vizyonu doğrultusunda öğrencilerini dünya standartlarında bir eğitime hazırlarken, Erasmus+ Öğrenci Değişim Programı ile onlara sınırları aşan, unutulmaz deneyimler sunmaya devam ediyor. Bu güçlü vizyonun en güzel örneklerinden birini, İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü ikinci sınıf öğrencisi ve aynı zamanda Arel Medya muhabiri olan Yunus Emre Ustaoğlu yaşıyor. Eğitimine Slovakya’nın tarihi dokusuyla büyüleyen Trnava şehrinde devam eden Ustaoğlu, aday öğrencilere ve ailelerine ilham verecek bu dönüm noktasını, sınav sürecindeki heyecanından Avrupa’daki gündelik yaşamına kadar tüm içtenliğiyle paylaştı.

 

Haber: Hayal Nur Özüyılmaz

hayalozuyilmaz25@istanbularel.edu.tr

“Zaten Kazanamam” Düşüncesinden Avrupa’nın Merkezine

Pek çok genç için yurt dışı deneyimi büyük bir hayal olsa da, Yunus Emre için bu serüven başlangıçta beklenmedik bir adım olmuş. Geçici heveslerden ziyade kalıcı adımlar atmayı tercih ettiğini belirten başarılı öğrencimiz, Erasmus fikrine bir arkadaşının teşvikiyle ısındığını belirtiyor. O günleri, “En başta bir arkadaşımın isteğiyle ‘zaten kazanamam’ diyerek sınava girmiştim. Yazılı sınav sonuçları açıklandığında yanıldığımı anladım; sözlü sınava katılmaya hak kazanmıştım” sözleriyle anımsıyor. Bu ilk başarı, içindeki keşfetme arzusunu derinden tetiklemiş. Arel Üniversitesi’nin sunduğu bu büyük fırsata adım atarken yaşadığı heyecanı ise şu çarpıcı sözlerle özetliyor: “Sözlü sınav sonuçlarının açıklanacağı gün Arel Erasmus web sitesini durmadan yeniliyordum. En sonunda tüm merakım Avrupa’da sonuçlandı.”

Doğru Tercih, Güçlü Destek: Arel’den Trnava’ya Uzanan Köprü

Uluslararası alanda sayısız partneri bulunan İstanbul Arel Üniversitesi, öğrencilerine İspanya’dan Polonya’ya, Portekiz’den Litvanya’ya kadar geniş bir yelpazede eğitim fırsatları sunuyor. Yunus Emre’nin Slovakya’yı tercih etmesinin arkasında ise stratejik ve bilinçli bir araştırma yatıyor. Slovakya’nın Avrupa’nın tam merkezinde yer alması ve bütçe dostu olması bu kararda etkili olmuş. Ancak en büyük rehberliği yine Arel Üniversitesi ekosisteminden bulmuş. Geçen yıl aynı programa katılan bir Arel öğrencisinin kendisine büyük destek verdiğini belirten Ustaoğlu, sürecin başından sonuna kadar üniversitesinin desteğini hissettiğini vurguluyor: “Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Erasmus Sorumlusu Duygu Neşeli hocamız ve Erasmus Ofisi sağ olsun, karşılaştığımız her türlü sorunu hızlı bir şekilde çözebildik. Arel Medya’dan hocalarımızın yardımlarını da asla unutamam.”

Sınıfın Sınırlarını Aşan, İletişim Odaklı Bir Eğitim

Yunus Emre, eğitimine Univerzita sv. Cyrila a Metoda v Trnave (UCM) bünyesinde devam ediyor. İletişim Fakültesi odaklı bu üniversitede, farklı disiplinlerden öğrencilerle aynı havayı soluyor. Öğrenciyi sürekli aktif kılan bu yapıyı kendi deneyimleriyle şöyle aktarıyor: “Burada katıldığım ilk dersten beri durmadan konuşmam, gruba katılmam isteniyor. Rastgele öğrencilerle çember oluşturup o anki konuyu tartışıyoruz. Bu sayede hem üstümdeki ‘yabancı öğrenci’ kompleksi hemen kalktı hem de İngilizce seviyem çok daha iyi bir noktaya ulaştı.” Bu interaktif eğitim modeli, Arel Üniversitesi’nin kazandırdığı akademik temel ile birleşince öğrencinin vizyonunu oldukça genişletmiş.

“Küçük Roma”da Yaşam ve Skrtel Sürprizi

Avrupa insanının “soğuk” olduğuna dair önyargıları tamamen yıkan Yunus Emre, Trnava’da çok sıcakkanlı dostluklar kurmuş. “Küçük Roma” olarak anılan tarihi şehirde yurt sorumlusunun, eski Spartak Trnava futbolcusu Eric Sabo’nun kayınvalidesi çıkması hayatına renk katmış. Bu sayede Fenerbahçe formasını dünyaca ünlü futbolcu Martin Skrtel’e imzalatma şansı bile bulmuş. Slovakya’nın sakin yaşamı ve kolektif yurt ortamı, onun sanatsal ve müzikal üretkenliğini de ciddi anlamda artırmış.

Kriz Yönetimi, Özgüven ve Hayata Karşı Güçlü Bir Duruş

Erasmus, akademik bir deneyim olmanın ötesinde tam bir kriz yönetimi stajı olarak öne çıkıyor. Tek başına Napoli ve Budapeşte gibi şehirlere seyahat eden Yunus Emre, bu süreçte kendi sorunlarını çözebilme yeteneğini keşfetmiş. Napoli’de cüzdanını kaybetmesine rağmen süreci soğukkanlılıkla dijital kanallardan hallettiğini belirterek, “Bütün bu tecrübeler insana ‘Ben her şeyi yapabilirim’ cümlesini söylettiriyor” diyor. Aileler için de büyük bir güven veren bu cümle, yurt dışı deneyiminin gençleri nasıl olgunlaştırdığını kanıtlıyor. Tabii bu süreçte memleketine ve İstanbul’a olan derin bağlılığını fark etmeyi de ihmal etmemiş.

Geleceğin Arel’lilerine Tavsiyeler: “Kesinlikle Çekingen Olmayın!”

Avrupa’nın kalbinde sınırları aşan deneyimler yaşayan Yunus Emre Ustaoğlu’nun, Erasmus programını düşünen aday öğrencilere ve Arel’in mevcut öğrencilerine mesajı son derece net ve cesaret verici: “Kesinlikle çekingen olmasınlar. Herkes zaten sizin gibi arkadaş edinmeye çalışıyor. Kendi kültürünüzü ve her şeyden önemlisi kendinizi durmadan anlatın. Birisi size bir şeyi yapabilir misiniz diye sorduğunda, yeteneğiniz tam el vermese bile bence ‘yapabilirim’ deyin. ‘Ben hallederim’ insanı olmak bence en güzel şey. Kesinlikle önyargılı olmaktan kaçının; tanıyın, gözlemleyin ve yargıya öyle varın.”

İstanbul Arel Üniversitesi, güçlü uluslararası bağlarıyla gençleri sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en iyi profesyonelleri olmaya hazırlıyor. Yunus Emre’nin ilham veren bu hikâyesi, Arel Üniversitesi’nin öğrencilerine sunduğu küresel vizyonun sınır tanımadığını ve yeni başarı hikâyelerinin heyecanla yazılmayı beklediğini bir kez daha gösteriyor.