26 Haz Ali İhtiyar: Türküler mafyayla anılmamalı
Kanada (Montreal) ve Türkiye’de çalışmalarını sürdüren ödüllü fotoğraf sanatçısı, yönetmen ve görüntü yönetmeni Ali İhtiyar, mafya ve pavyon temalı dizilerde nefes ile halk türkülerinin kullanılmasına sert tepki gösterdi. İhtiyar, bu eserlerin manevi ve kültürel anlamlarından koparılarak suç örgütleri ve mafya karakterleriyle özdeşleştirilmesinin kültürel yozlaşmaya yol açtığını söyledi.
İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından sanatçı Ali İhtiyar’ın “Sessizliğin Ağırlığı” başlığıyla düzenlenen sanal fotoğraf sergisi, film gösterimleri ve türkü dinletisi kapsamında gerçekleştirilen söyleşide konuşan ödüllü fotoğraf sanatçısı, yönetmen ve görüntü yönetmeni Ali İhtiyar, mafya ve pavyon temalı dizilerde türküler ile nefeslerin kullanılmasına sert tepki gösterdi. İhtiyar, bu eserlerin manevi ve kültürel anlamlarından koparılarak suç ve şiddetle özdeşleştirilmesinin kültürel yozlaşmaya neden olduğunu söyledi.
Türkü ve nefeslerin son yıllarda mafya dizilerinde ve suç temalı yapımlarda sıkça kullanılmasını eleştiren Ali İhtiyar, bu eserlerin taşıdığı kültürel ve manevi anlamın giderek aşındırıldığını belirtti.
“Türkülerin ve nefeslerinin mafya dizilerinde olur olmaz yerlerde kullanılması gerçekten çok rahatsız edici. Artık bununla ilgili birtakım adımların atılması gerekiyor. Örneğin, Pir Sultan Abdal’ın, Âşık Mahzuni Şerif’in, Neşet Ertaş’ın ya da Karacaoğlan’ın eserlerinin mafya karakterleriyle özdeşleştirilerek sunulması son derece tehlikeli bir durum. Çünkü bu kullanım, nefeslerin ve türkülerin özündeki mesajı, derin anlamı ve manevi içeriği kaybettiriyor.”
İhtiyar, özellikle mafya dizilerinde nefeslerin ve halk türkülerinin kullanılmasının toplumdaki kültürel algıyı değiştirdiğini savunarak, bu eserlerin inanç ve kültür dünyasının önemli parçaları olduğuna dikkat çekti.
“Asıl sorun, türkülerin ve nefeslerin anlamlarını yitirmesi. Bir süre sonra insanlar bu eserleri dizilerdeki mafya karakterleriyle özdeşleştiriyor. Böylece türkülerin taşıdığı kültürel ve manevi anlam başkalaşıyor. Bence temel risk de burada.”
Mafya ve pavyon temalı yapımlarda kullanılan müziklerin yalnızca sahnelere değil, toplumsal algıya da etki ettiğini ifade eden İhtiyar, bağlamanın ve Anadolu kültürünün yanlış temsiller üzerinden sunulduğunu söyledi.
“Benzer bir durum bazı pavyon dizilerinde de görülüyor. Bağlama çalan insanları ya da Anadolu kültürünü kaba, küfürlü ve yoz bir yaşam tarzıyla ilişkilendiren bir temsil ortaya çıkıyor. Böylece bir kültür yozlaştırılmış oluyor.”
Yapımcıların kültürel mirasa daha duyarlı yaklaşması gerektiğini belirten İhtiyar, mafya dizilerinin bu eserleri kullanmak yerine kendi müziklerini üretmeleri gerektiğini ifade etti.
“Ancak özellikle mafya dizileriyle bu eserler arasında artık bir mesafe konulması gerektiğini düşünüyorum. İsterlerse kendilerine özgü müzikler üretsinler… Ancak yine de bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum.”